Aşk Hikayeniz

Arzu ve Hakan

Bu artık bir akım..Düğün fotoğraflarını 'Sinop'ta çektirme akımı..Çılgınca geldiğini biliyorum ancak 'aşk'ta çılgınca bir duygu değil mi?Aşk için binlerce km yol gidilmez mi? Aya bile çıkılmaz mı? Aşk için gözler kararmaz mı,kulaklar duymaz hale gelmez mi? neden aşkı ölümsüzleştirmek için kmlerce yol gidilmesin? Sinop'un ne özelliği var diye düşünüyorsunuz değil mi? ben bunu aylar öncesinden yazmıştım ancak hatırlatayım.Sinop doğası ile sanki aşkın fotoğrafları için özel olarak tasarlanmış bir şehir.Ve anketlerde'en mutlu şehir'seçilmesi de bu yüzden mi acaba? Türkiye'de düğün fotoğrafları için bu kadar talep gören başka bir şehir daha var mı bilmiyorum ama rekora doğru gidiyoruz.Son 2 senedir toplam 35  farklı şehirden çiftlerim geldi.Bu seneki randevuları da eklersem şimdilik 40 olacak.Çok ilginç sinop'a gelme talepleri var onları da yavaş yavaş paylaşacağım bloğumda.

Şimdi aşkları ile unutulmazlarım arasına giren Arzu-Hakan Ö. çiftinden bahsetmek istiyorum.Arzu beni ilk aradığında kararlı bir ses tonu vardı yani benim ikna ettiğim bir gelin adayı değildi.. Arzu ne istediğini bilen bir gelin adayı idi.Çekime kadar tüm detayları görüştük ve buluşma günü geldi çattı.Sesinden pozitif enerji aldığım güzeller güzeli Arzu,tanışınca daha da bir bayıldığım kişi oluvermişti.Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjisi; en önemlisi izlediğinizde hemen şahit olunan tertemiz ve koskocaman bir aşkları vardı.Zaten bir fotoğrafçı daha ne ister? Tüm koşturmacamıza değdiğini düşündüğüm bir çekim oldu ve inanılmaz keyif aldım. İyi ki geldiniz ve iyi ki sizi tanıdım sevgili Arzu ve Hakan :)

AŞK HİKAYELERİNİ VE NEDEN SİNOP'A GELDİKLERİNİ ARZU YAZDI; OKUMANIZI ÖNERİRİM :)

'Bana kalsaydı uzuuuun uzun hikayeler yazardım bizimle ilgili, çünkü ben hep bir hikaye aramıştım, şimdi bir hikayenin içinde olmak güzel, o hikayenin kahramanıyla vakti zamanında ben evlenirsem sinopa gidip İnci İşlere fotoğraflarımı çektiricem deyip de bu hayali hayatının kahramanıyla gerçekleştirmiş olmak da ayrı güzel smile ifade simgesi Aslında herşey 2 yıl önce benim o bankaya yakın arkadaşımın doğum yapması ve işlemini halletmem için beni göndermesiyle başladı.. hiç de sevmem banka işlerini garanticiyim de biraz gitmeden de iyice sordum ne diycem kime gidicem ne yapıcam diye.. Hakan bey var dedi direkt ona git ilgilenir seninle, gittim hakan beyi buldum birden muhabbet başladı nerde çalışıyorsunuz falanlar filanlar bir ara kimliğimin fotokopi için içeri gittiğini ve bir süre gelmediğini hatırlıyorum o güne dair sonra sanırım bir hafta falan geçti, bi haber geldi birisi benimle mi görüşmek istiyormuş, bankacı mıymış, adı da hakan mıymış hangi kafadaydım, ne düşündüm bilinmez hayır dedim ya.. bunlar burada bir dursun Aradan bir yıl geçti hikayemin kahramanı geldi ve beni buldu.. yazıştık, konuştuk ve sonra yüzyüze oturduk.. karşımda oturan kişi tabii ki geçen yıl hayır dediğim hakan’ dı Geçen bir yılda ne mi oldu, hayır demekle hayatımda bir yılı eksik yaşamış oldum.. İnsan güzel şeylere çabuk alışırmış birbirimize alışmak o kadar keyifli ve kolaydı ki.. Bir gün bana ‘’ Bundan birkaç milyon yıl önceydi. Sana olan sevdamın başlangıcı. Hani diyorsun ya, sanki yıllardır birbirimizi tanıyoruz diye. Galu beladan beri tanıyoruz aslında ve Galu beladan beri seviyorum seni..’’ demişti o kadar haklı ki bizim tanışıklığımız eski.. 2. ayımızın sonunda hayalini bile kuramayacağım bir teklifle benimle evlenir misin dedi, içim öyle rahattı ki evlenirim dedim.. İnsanın kendi hikayesini yazıyor olması ne güzelmiş, hatta daha da güzeli, o hikayenin kahramanıyla karşılaşmış olmak, hatta onunla evli olmak, bunları yazarken de onun işten gelmesini bekliyor olmakmış. Nerdeyse bir yıl olacak fotoğrafları çekileli, hala İnci İşler’ in paylaştığı fotoğraflara acaba biz miyiz diye heyecanla bakıyorum, baktığım fotoğraflardaki çiftler kadar mutlu oluyorum, arada kıskanıyorum da yalan mı söyleyeyim? tamam uzattım, gidin ya hu siz de gidin tanışın gezin sizinde içinize sinen fotoğraflarınız olsun, şansınız varsa orda bir mantıcı var ; mantı da yersiniz, sonra yandaki kafe ye geçip üzerine kahve içersiniz İnci hanımlarla, sonra sabah olur belki hava sisli de olur kim bilir..'  

Arzu ve Hakan