Aşk Hikayeniz

Hurişan ve Ferhat

Taaaa Aydın'dan kalkıp Sinop'a düğün fotoğrafı çektirmeye gelecek olan çiftimin hikayesi,Hurişan Mimaroğlu aşkının ve neden sinop'a gelecklerini yazdı.Söz onda;
Biz Ferhat la 2004 ün kasım ayında ben lise son sınıftayken tanıştık. Ferhat' ın erkek kardeşinin kız arkadaşı benim sınıf arkadaşımdı. bizi tanıştıran oydu. tanıştığımızda Ferhat da liseyi bitirmiş ve ailesinin yanına gelmiş, kendi sigorta acentelerinde çalışmaya başlamış. ikimizde ne geleceğe dair bi plan yapmışız ne de hayattan ne beklediğimizi biliyoruz.. ara sıra buluşmaya telefonda görüşmeye başladık, tabii çocuktuk o zaman :) bi süre sonra ferhat askere gitmeye karar verdi ve samsun a gitti. bu sırada bende üniversite sınavına hazırlanıyorum okul dershane gidip geliyorum. bi yandan da telefonda görüşmeye devam ediyoruz, bir de mektuplaşıyoruz. şiirler mektuplar.. sanki aramızdaki mesafeler arttıkça biz daha da yakınlaşıyoruz daha da bağlanıyoruz birbirmize öyle bir şey.. bu arada ferhat askerliğine amasya da devam ediyor ben de samsun 19mayıs pdr yi kazanıyorum. üniversiteye yerleşir yerleşmez ilk hafta sonu, soluğu amasya da alıyorum tabi :) o yıl boyunca her hafta sonu "çarşı izni"ni birlikte geçirdik  :) askerlik sonrası  o nazillide sigortacılık yapmaya devam etti bir yandan da üniversiteyi bitirdi, ben de okulumu bitirdim. arada o samsun a geldi, tatillerde ben nazilliye geldim görüşmeye devam ettik. sonrasında ben ilk görev yerim olan kars a atandım. yine mesafelerle sınandık.. fırsat buldukça ferhat geldi kars a, tatillerde de memlekette görüşmeye devam ettik. şansımıza 2011 yılında çıkan bi yönetmelik değişiliğiyle doğu görevinden muaf sayıldım ve Aydın Bozdoğan a tayinim çıktı. beraberliğimizde ilk kez bu kadar yakındık ve istediğin an görüşebilmenin keyfini çıkardık, gezdik tozduk :) sonra aile büyükleri artık bu işi resmiyete dökmenin zamanı geldi neyi bekliyorsunuz dediler ve nişanımız oldu 06/04/2013 te. biz aslında birlikte büyüdük.. ferhat her zaman hayatımın bir parçasıydı, her zaman ordaydı, bundan sonra hep orda olmasını istiyorum.. hiç evlilik teklifi olmadı aramızda. birlikte olmak istiyorduk ve adımlarımızı hep bu doğrultuda attık ve şimdi burdayız son adımı da atmaya hazırlanıyoruz..

sizi bulmam da nişanımızdan sonraki yaz oldu aslında. facebook sayfamda bir arkadaşımın sayfanızı beğendiğini görmemle başladı. fotoğraflarınızı gördüm, internet sitenizi gezdim. ilk başta biraz çekimser yaklaştım aslında nasıl olur sizinle bir araya gelmemiz nasıl mümkün olur bilemedim. ama bi süre herkese sizin fotoğraflarınızı gösterdim, fotoğraf konusu açıldı mı hemen sayfanızı açıyor fotoğraflarınızı gösteriyordum; işte istediğim bu, işte ben böyle bişey istiyorum diye :) aradan aylar geçti ve arkadaşlarımın da cesaretlendirmesiyle size ilk mailimi attım. ege ye gelemeyeceğinizi söylemeniz biraz hayalkırıklığı yarattı tabii sonra başka fotoğrafçıların resimlerine bakmaya başladım. ama olmadı bi türlü içime sinmedi. fotoğraflar ya klişe ya zorlama pozlarla doluydu. hani siz diyorsunuz ya iş olsun diye değil aşk olsun diye fotoğraf çekilir diye :) işte baktığım o tüm fotoğraflarda iş olsun diye çekilmişlik vardı, böyle bir ezberlenmişlik. arka plan ya da renkler insanın gözüne sokuluyor tabiri caizse, gelin ve damat  değil sanki fotoğrafın odağı. yapılan manipülasyonlar abartılı ; hatta bazıları korku filmi sahnelerini andırıyordu bana :) sizin fotoğraflarınızda beni çeken ise en başta çiftlerin arasındaki o romantizmin dışa vurumuydu. fotoğraflarınız sadeliğin romantizmin ve doğallığın bir karışımıydı benim için. ve mekan seçimleri çok etkileyici. renkler çok soft, dengeli ; herşey bir bütünlük içinde.. o ağaçlı yollar, ormanlar.. kurumuş otların arasında bile harikalar yaratmanız.. sanki o an dünyada sadece o iki kişi var.. sonrasında dedik ki o bize gelmiyorsa biz ona gidelim :)

Hurişan ve Ferhat